Türklerin kurduğu siteler de milyon dolara satılır mı? - 10.08.2009 00:54:02

Pek sık okuyoruz, ABD‘de ‘evinin bir odasında veya garajda kurduğu internet sitesi, dev markalar tarafından milyon dolara satın alındı’ haberlerini. En son internette ayakkabı ‘pazarı’ kuran bir site 900 milyon dolara satılmıştı.
Türkiye‘de durum farklı elbette. Her ne kadar üç yıldır dünya devleri Türkiye’ye giriyor olsa da henüz dudak uçuklatan fiyatlara çok uzak duruluyor.
‘gittigidiyor.com’un bir bölüm hissesini satın alarak Türkiye’ye giren dünyanın en büyük elektronik ticaret (e-ticaret) şirketi ebay‘in yetkilisi Sinan Afra‘ya önce, hisse alışverişin tutarını sordum. Açıklamıyorlarmış.
Üç mimar Serkan Borançılı, Burak Divanlıoğlu ve Tolga Kabataş‘ın kurduğu ‘sanal pazar yeri’nin çok milyon dolar karşılığı hisse satmadığı belli.
eBay Almanya İcra Kurulu’ndan, gittigidiyor.com‘un Yönetim ve İcra Kurulu Üyeliği’ne transfer olan Sinan Afra, bol sıfırlı rakamlara ulaşılmamasının nedenlerini şöyle açıklıyor:
“ABD’de e-ticaret 1995’te, Avrupa’da 1998’de başladı, Türkiye’de ise 2001’de. Epey geç kalındı.
Türkiye bir e-ticaret sitesi kurmanın maliyeti ortalama yıllık 300 bin TL. Girişimcinin, yatırım yapabilmesi veya işini büyütebilmesi için ya ‘yatırım meleklerine’ ihtiyacı var ya da ‘girişim sermayedarlarına.’ Yatırım melekleri Türkiye’de yok, girişim sermayedarları da 1 milyon TL ciro sınırı koyuyor.”
Dünya internette ‘patlamayı’ 2001’de yaşamıştı. 
Türkiye 2003-2004 yılı gibi geriden gelmiş olsa da Sinan Afra, Türkiye’nin geleceğinin çok parlak olduğunu ifade ediyor. Öyle olmasa 39 ülkede faaliyette olan 13 bin çalışanı bulunan 60 milyar dolar borsa değerli ebay, Türkiye’ye adım atmazdı.
Türkiye’de 30 milyon insan interneti kullanıyor, bu rakamla dünyada 12’nci sırada. 2012 gibi 42 milyon kişiyle dünyada 7 veya 8’inci sıraya çıkacağı tahmin ediliyor.
e-ticarette ise henüz hacim Türkiye’de 9 milyar TL’yi gösteriyor. Kabaca 5 milyar avro desek, 22 milyar avroluk Almanya’nın yanında küçücük bir pazar.
30 milyon internet kullanıcısı en çok ‘arama’ yapıyor, sohbet ediyor (chat) ve 
e-posta’laşıyor. İnternete girenlerin sadece üçte biri e-alışveriş yapıyor. 

Erkekler en çok ayakkabı alıyor
Sanal ticarete uzak duranlardanım. Bir kez, arabamın satışında ‘arabam.com’ aracılık etti. Sanal dünyada ticaretin üç devinden söz ediyor, Sinan Afra. e-tüccar kategorisinde ‘hepsiburada.com’, seri ilanda ‘sahibinden.com’, pazar yerinde de ‘gittigidiyor.com.’
Malum, internet gazeteciliği başladığında ‘bizim gazetelerin’ sonu mu gelecek diye tartışılmıştı. Sanal dünya ticaretiyle birlikte gelecekte mağazaların sonu gelir mi?
Mümkün değil. Alışverişte dokunmayı severiz, fikir almaya ihtiyaç duyarız.
Şöyle de bir avantajı var: Doğu’nun en ücra yerinde oturan, bayisi olmayan bir markanın ürününü rahatlıkla satın alabilecek.
Mağazaların sonunu getirmez ama, ‘bayilik’ maliyetleri nedeniyle Anadolu’ya açılamayan markalara bir fırsat yarattığı kesin.
Sordum, ‘gittigidiyor.com’da en çok cep telefonu alım ve satımı yapılıyormuş. Giyimde ise, erkeklerin mağaza mağaza dolaşmayı sevmemesinin kanıtı erkek ayakkabısı. İkinci sırada tişört ve ardından elbise.
En çok alım ve satışın yapıldığı yer hiç şüphesiz İstanbul. 

Bodrum’da yeni çöp patlamaları yolda
Yine aynı ‘flaş’la verildi, ‘ciğerlerimiz’ yanıyor. Yaz mevsiminde orman katliamlarını, maalesef ki kanıksamaya başladı, çoğunluk. Geçenlerde Bodrum’da  çıkan yangında yine yeşil, yandı, kül oldu.
Bu sefer çıkış noktası ‘çöp’tü.
Bodrum Otel Yöneticileri Derneği Başkanı, Princess Oteller zincirinin Genel Koordinatörü ve Bodrum Gündoğan’daki İstanbul Palace otelinin işletmecisi Serdar Karcılıoğlu almış kalemi eline, ben de yazdıklarını sizlerle paylaşmak istedim:
“Aslında faciadan dönülen olgu geliyorum diyordu, ‘beni bu kez bastırdınız ama daha bu başlangıç yakında on misli güçle tepenizdeyim’ diye tehdidini savuruyordu.
Yıllardır, Bodrum’un, elektrik, yol, su, trafik, biyolojik arıtma sistemi ve halen ‘VAHŞİ DEPOLAMA’ sistemi ile yürütülen ‘ÇÖP’  sorununa ve tüm bu altyapı sorunlarının çözümü için en az 2.5 milyar dolara ihtiyaç olduğuna dikkat çekmeye çalışıyorum.
Bodrum nüfusu 100 binin altında ilçe statüsünde bir ‘turizm kasabası.’ Sivas Temeltepe ne ise, Bodrum da o  işte. ‘Devlet’ Temeltepe’ye ne kadar bütçeden pay ayırıyorsa Bodrum’a da onu ayırıyor. 
Yarımadada iki büyük vahşi depolama sistemine hizmet veren çöplük vardır, ikisi de ağzına kadar dolmuş dumanlar tütmektedir daha büyük METAN GAZI PATLAMALARI kapıdadır. 
10-15 binlik nüfus için yapılmış  arıtma tesisleri oyuncak niteliğindedir, son teknoloji arıtma sistemleri ile yapılan turistik tesislere ‘KIRMIZI’, hiçbir altyapı sistemi olmadan ‘YEŞİL’ ışık yakılarak yapılan yüz binlerce ikinci konutun atıkları doğaya ve denize akıtılmaktadır. ‘SALGIN HASTALIKLAR’ kapıdadır.
Delik deşik olmuş dar ve yetersiz yollar her gün ölümlü trafik kazalarına neden olmakta, Bodrum yaz aylarında trafikte İstanbul’u sollamış  gitmektedir.”
Bodrum, turizmde bir markamız güya.

 

Kaynak : radikal.com.tr

Diğer Makaleler